Haber: Yusuf KANLI
(LEFKOŞA) – BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, müzakere yönteminde anlaşmanın tarafların çözümün içeriğine ilişkin görüşlerinden vazgeçmesi anlamına gelmediğini vurguladı. İki yıldır geçiş noktası, mayın temizliği ve çevre alanındaki iş birliğinde uzlaşı sağlanamamasını sorgulayan Holguín, güven yaratıcı önlemlerin uygulanmasını siyasi iradenin somut göstergesi olarak nitelendirdi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, Kıbrıs’taki liderlere müzakere yönteminde uzlaşma ve güven yaratıcı önlemleri hayata geçirme çağrısında bulundu. Siyasi iradenin somut iş birliğiyle gösterilmesi gerektiğini belirten Holguín, müzakerelerin kurallarını belirlemekle çözümün içeriğini görüşmenin birbirinden farklı süreçler olduğunu vurguladı.
Holguín, son aylarda kamuoyunun gündeminde sıkça yer alan yöntem, özlü konular ve güven yaratıcı önlemler arasındaki ayrımı ortaya koydu. Holguín, bu kavramların birbirine karıştırılmasının, gelecekteki esas görüşmelere yön verecek ortak kurallarda anlaşılmasını engellediğini belirtti.
MÜZAKERELERİ BAŞLATMA SORUMLULUĞU LİDERLERDE
Holguín, BM’nin bütün çabalarının Kıbrıs sorununda nihai çözüme ulaşılmasını sağlayabilecek müzakereler için elverişli ortam yaratmayı amaçladığını söyledi ve Genel Sekreter’in adayı ziyaret ederek bu anlayışı desteklediğini ve müzakerelerin yeniden başlamasını teşvik ettiğini hatırlattı.
Bununla birlikte, resmi görüşmeleri yeniden başlatma kararının liderlere ait olduğunun altını çizen Holguín, müzakerelerin bulunmadığı dönemde de BM’nin adadaki varlığını koruyarak ve taraflara destek vermeye hazır kalarak çözüm çabalarına bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti.
Holguín, örgütün toplumlar arasındaki temasların korunmasına ve gelecekteki çözümü şekillendirecek liderler arasında köprüler kurulmasına katkı sağladığını belirtti. Teknik komitelerin çalışmalarını, işbirliğiyle neler başarılabileceğinin örneği olarak gösteren Holguín, bu çalışmaların BM’nin adadaki öncelikleri arasında kalacağını kaydetti.
GEÇİŞ NOKTALARINDA UZLAŞMAYAN TARAFLAR KAPSAMLI ÇÖZÜME NASIL ULAŞACAK?
Holguín’in açıklamasındaki en doğrudan sorgulama, günlük yaşamı kolaylaştırabilecek alanlarda son iki yıldır anlaşma sağlanamamasına yönelikti. Holguín, tarafların iletişimi kolaylaştıracak bir geçiş noktası, mayın temizliği veya ada genelinde plastik kirliliğiyle ortak mücadele gibi konularda uzlaşamadığını belirtti.
Bu alanlarda anlaşma sağlanamazken, onlarca yıllık bölünmüşlüğü aşabilecek siyasi, ekonomik ve sosyal model üzerinde nasıl uzlaşılabileceğini soran Holguín, toplumlar arasındaki uzaklaşmanın her geçen gün daha belirgin hale geldiğini vurgulayarak, somut işbirliğinin önemine dikkati çekti.
Holguín’e göre güven yaratıcı önlemlerin uygulanması, hem güvenin oluşması hem de gerçek siyasi iradenin ortaya konulması için gerekli. Bu önlemler, tarafların birlikte çalışmasına ve işbirliğini uygulamada geliştirmesine olanak sağlayacak.
Temsilci, güven yaratıcı önlemler ile müzakere yönteminin liderler tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiğini de söyledi. Holguín, ilerlemenin, liderlerin birlikte çalışmaya başlama ve siyasi eşitlik temelinde nasıl bir arada yaşayabileceklerini araştırma iradesine bağlı olduğunu belirtti.
YÖNTEMDE ANLAŞMAK, ÇÖZÜM VİZYONUNDAN VAZGEÇMEK DEĞİL
Holguín, liderleri ve müzakerecileri haftalık toplantılarında müzakere yöntemini ele almaya davet ettiklerini açıkladı. Bunun tali bir mesele olmadığını belirten Holguín, görüşmelerin yürütülme biçiminin başarı açısından temel önem taşıdığını vurguladı.
Usul üzerinde anlaşmanın, taraflardan herhangi birinin pozisyonunu terk etmesi veya özlü konulara ilişkin vizyonunu değiştirmesi anlamına gelmediğini ifade eden Holguín, Tarafların çözümün içeriğine yönelik görüşleri ile bu görüşleri müzakere etmek için gerekli kuralları birbirinden ayırması gerektiğini kaydetti.
Holguín’in açıklamasına göre yöntem, gündemin nasıl müzakere edileceğini; özlü konular ise neyin müzakere edileceğini belirliyor. Farklı ancak birbirini tamamlayan bu iki alan arasındaki ayrımın korunması, esas görüşmelere yön verecek ve her iki tarafın uyması gereken kuralların oluşturulması açısından önem taşıyor.
GİZLİLİK, KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME VE ERKEN UYGULAMA
Holguín, işlevsel bir yöntemde uzlaşılmasının, müzakerelerin temel ilkelerinin belirlenmesine de olanak sağlayacağını söyledi. Bunlar arasında, bütün konularda uzlaşılmadan tek tek başlıklarda varılan anlaşmaların nihai sayılmaması, bazı anlaşmaların erken uygulanması, sürecin gizliliği ve ilerlemenin kamuoyuna nasıl aktarılacağı bulunuyor.
Holguín, bu başlıkları üzerinde anlaşılmış kararlar olarak değil, tarafların yöntem görüşmelerinde belirleyebileceği ilkeler olarak sıraladı. Temsilci, hangi anlaşmaların erken uygulanabileceği veya gizlilik ile kamuoyunu bilgilendirme arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda ayrıntı vermedi.
Holguín, usul kurallarında anlaşmanın başlı başına bir siyasi irade göstergesi olduğunu da belirtti ve böyle bir uzlaşıyı, tarafların diyaloğa girme isteğinin ve ilerlemeye hazır olup olmadıklarının ölçüsü olarak değerlendirdi.
GEÇMİŞ YAKINLAŞMALAR GÖRÜŞMELER BAŞLADIĞINDA SUNULACAK
Holguín, BM’nin yaklaşık on yıl önceki müzakere süreçlerinde sağlanan yakınlaşmaları derlemek için son aylarda çalışma yürüttüğünü açıkladı. Temsilci, tarafların geçmişte müzakere edilen konuları bildiğini ve ilgili belgelerin kendi arşivlerinde bulunduğunu hatırlattı.
BM’nin, resmi müzakereler yeniden başladığında yararlı olabilecek çeşitli belgeleri gözden geçirdiğini belirten Holguín, hazırlanan derlemenin görüşmeler başladığında sunulacağını bildirdi. Yeni tartışmalara ve ilave gerilemelere yol açabilecek herhangi bir unsur ortaya koymayacaklarını vurguladı.
Temsilci, böylece geçmiş yakınlaşmalara ilişkin hazırlık çalışması ile liderlerin bugün üzerinde uzlaşması beklenen yöntem ve güven yaratıcı önlemler arasındaki ayrımı da ortaya koydu. Holguín, açıklamasında derlemenin içeriğini paylaşmadı ve resmi müzakerelerin başlaması için tarih vermedi.
GÖREV SÜRESİNİN SON GÜNÜNE KADAR ÇABA
Holguín, kolaylaştırıcı olarak görev süresinin son gününe kadar çabalarını sürdüreceğini belirtti ve iki yıldır Kıbrıs’a yaptığı ziyaretler ve her iki taraftan çok sayıda kişiyle gerçekleştirdiği görüşmeler sonrasında, kapsamlı anlaşmaya ulaşılmasının hala mümkün olduğuna kesinlikle inandığını söyledi.
Holguín, liderleri, adanın onlarca yıllık karşı karşıya gelişi, bölünmüşlüğü ve toplumlar arasındaki artan uzaklaşmayı aşmasını sağlayacak uzun vadeli kararlar almaya teşvik etmeyi sürdüreceğini kaydetti. Yeni bir toplantı takvimi açıklamayan Holguín, liderlerin önündeki somut görevleri yöntem üzerinde uzlaşmak, güven yaratıcı önlemleri uygulamak ve birlikte çalışabileceklerini göstermek olarak ortaya koydu.